Kullanıcı Adı Şifre Şifremi Unuttum
24 Kasım Öğretmenler Günü Şiirleri

24 Kasım Öğretmenler Günü Şiirleri

Lisans
Dil
Dosya Boyutu
Üretici
İşletim Sistemi
Eklenme Tarihi7 sene önce
Hemen indir ()
765 kez indirildi

Puanlama

ÖĞRETMENİM
 
Seni candan severiz
Güzel öğretmenimiz
Yetiştirdin bizleri
Hiç yılmadan, yorulmadan
Seni candan severiz
Güzel öğretmenimiz
Başladın alfabelerden
Birçok şeyleri öğrettin
Okuma sevgisini sen öğrettin bizlere
Güzel öğretmenimiz
Sana candan hepimiz
Teşekkür ederiz.
                      Ayşe PEHLİ VAN

 
ÖĞRETMENİM
Okumayı yazmayı,
Sayıları saymayı,
Güzel resim yapmayı,
Sensin bana öğreten.

Büyükleri saymayı,
Küçükleri sevmeyi,
Yurduma hizmet etmeyi,
Sensin bana öğreten.

Kasabamı, köyümü,
Vatanımı, yurdumu,
Milletimi, soyumu,
Sensin bana öğreten.
Halin VURAL

 
24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ
Ellerim kirliydi tuttun elimden
Bilgi dağarcığın açtın özünden
Bendeki cevheri gördün gözümden
Umudum sen oldun düşüm sen gibi

Yüksünmedin burnumdaki sümükten
Sende bir insandın etten kemikten
Annem miydin,babam mıydın,eğitmen.
Kutsal meslek istiyorum sen gibi

Yırtığımda yamam oldun dikişsiz
Özünde doğruydun süssüz nakışsız
Yüreğimdi yüreğin düzgün çakılsız
Düz yollarda gideceğim sen gibi

Aklaştı saçların bendeki kara
Yürüdüm bir hayli vermedim ara
Ektiğin tohumlar yeşersin daha
Ben de tohum ekeceğim sen gibi

Yurdumu öğrettin bayrağım başta
Atamı sevdirdin, her an,her yaşta
Kol kolaydık cehaletle savaşta
Şimdi eğitmenim tıpkı sen gibi

Yüreğim yorulmaz feyz aldım senden
Ben de tutacağım çamurlu elden
Dikensiz gördüğüm, dikenli gülden
Demet demet dereceğim sen gibi

 
ATATÜRK VE ÖĞRETMENİM
 

Sevgili öğretmenim
Heyecanla beklerdik seni her sabah
“GÜNAYDIN” derdin, seslerin en güzeliyle,
“BUGÜNKÜ KONUMUZ” diye, başlardın söze
Kara tahta Önünde akbilgilerle
Çırpınırdın, birşeyler öğretmek için bize.

“BAYRAK” derdin öğretmenim 
Heyecandan dalgalanırdı sesin BAYRAK gibi
“ATATÜRK” deyince coşardın sen 
Yatağına sığmayan IRMAK gibi.

“ATATÜRK” deyince öğretmenim 
Nefes almaz seni dinlerdik 
Anlatırdın hayatını devrimlerini 
Cepheden-cepheye koşardın sen 
Daha bir büyürdün gözümüzde 
Sanki ATATÜRK’Ü yaşardın sen.

Ellerinden öperim öğretmenim.
En güzel duygularla en güzel bilgilerle
Yetiştirdin bizi
Şimdi içimizde inanç başımızda BAYRAK 
Bu Yurt sevincimiz tasamız bizim 
ATATÜRK ilkeleri en büyük yasamız bizim 
ATATÜRK yolundan dönmeyiz biz 
MEŞ’ALEMİZ ATATÜRK sönmeyiz biz…

                                      Özkan GÖNLÜM
 
SOYLU BİLGİ AĞACI
Yüreğimde sevgi harcı,
Doku sensin öğretmenim.
Her çiçekte burcu burcu,
Koku sensin öğretmenim.
Kalpte ışık, gözlerde fer,
Önde oldun sen her sefer.
Milletimin şan ve zafer
Takı sensin öğretmenim.
Gönlümüzde sevgi bağın,
Yıldızısın al bayrağın,
Güneş tuğlu gül şafağın,
Şavkı sensin öğretmenim.
Attığın her tohum gökçek,
Şefkatinle açar çiçek.
Dillerden hiç düşmeyecek
Türkü sensin öğretmenim.
Ruha huzur, derde ilaç,
Arayanlar sana muhtaç.
Bilgidir en soylu ağaç,
Kökü sensin öğretmenim.
Doğuverse güneş yüzün,
Ufkumuzda kalmaz hüzün.
Gece ile şu gündüzün
Farkı sensin öğretmenim.
                         Bestami YAZGAN
 
ÖĞRETMEN
A’dan başlar aydınlık, 
Bir taş koyar bütün yapılarda temele öğretmen.
Soluğudur düşüncenin buğdaydan yalaza dek
Yeryüzünde ne varsa ondan gelmedir,
Yeryüzü ile el ele öğretmen

Göz gözdür o, uzakları görürüz
Ağızdır o, türkü söyleriz haykırırız günlerden.
Ulaşırız erdem üstüne, gelecekler üstüne biz hep
Çizer büyük değirmisini
Uç olur da gergele öğretmen.

Hey hey, burası bir dağ köyü, kurda kuşa
Bırakılmış göğün kıyısına bırakılmış
83 toprak ev, 83 acı duman,
Çoluğuyla, çocuğuyla 415 karanlık
Kurtulacağız, el ayak kurtulacağız,
Bir okul yapıla, bir gele öğretmen.

Bir ışık, bir ışık daha, 
Gecelerin içindeki ejderlerle dövüşür
Nice istemeseler de, nice önleseler de,
Uyandırır toplumunu
İyiye, doğruya, güzele öğretmen.

                            Fazıl Hüsnü DAĞLARCA
 
ÖĞRETMENİM
Çocuklar yükselmek isteyen anıt,
Harcını teriyle karar öğretmen.
Seçmiş kendisine ne büyük sanat,
Değerli yapıyı örer öğretmen.
Bir hamur yoğurur iletir saca,
Hakkıyla pişirir, öğretir hece.
Binlerce yavruyu gündüz ve gece
0 kutsal bağrına sarar öğretmen.
Fidanlar büyütür nazik eliyle,
Bilgiyi dağıtır tatlı diliyle.
Ağaran saçının her bir teliyle,
Mutlu bir zirveye erer öğretmen.
Onun yavrusuna bin demek azdır,
Kimisi erkektir kimisi kızdır.
Bu kadar çocuğa hep güler yüzdür,
Gülerken güleni arar öğretmen.
                             Nazile DEMİR
 
BEN ÖĞRETMENİM
Ben öğretmenim, 
Sevdalısı bu yurdun. 
Dolaşırım sınırlarında yurdumun
En yüksek burçlarına çıkar, 
Bayrak olurum. 

Ben öğretmenim, 
Bir rüzgâr olur eserim, 
Erzurum yaylasından. 
Bütün yaylalarımda dolaşırım. 
Özgürlük olurum. 

Ben öğretmenim, 
Yalnızlık türküleri söylerim, mezralarda…
Kemeraltı çarşısındaki insan seline karışır, 
Karışır yüreğim… 
Umut olurum. 

Ben öğretmenim, 
Göçmen kuşlar gibi dolaşırım yurdumda, 
Geceyle biter yolculuğum. 
Aydınlık olur her yan. 
Işık olurum. 

Ben öğretmenim, 
Baharların sevdalısı… 
Çocuklarımın gözlerinden akıp içeri, 
Can veririm. 
Hayat olurum. 

Ben öğretmenim, 
Gökyüzü hepimiz için mavi… 
Bulut olur dolaşırım göklerde. 
Sonra indiğim yerde, 
Rahmet olurum.

                     Adem AKYOL
 

Şimdi Neredesiniz Hocam
 
İlk okula geldiğimde siz yanımdaydınız.
İlk siz öğrettiniz okumayı_yazmayı,
İlk siz öğretiniz sevgiyi_saygıyı,
Şimdi Neredesiniz HOCAM!!!

Ağladığımda yanımdaydınız 
sıkıntılarımı benimle paylaştınız.
Dertlerimi dindirdiniz, 
Şimdi Neredesiniz HOCAM!!!

Anne baba oldunuz 
Kol kanat gerdiniz.
Şefkat ile yaklaştınız
Şimdi Neredesiniz HOCAM!!!
Büşra Dursun

SÖZ VERDİM ÖĞRETMENİME
 
Öğretmenim, babam, ana kucağım
Okulum, ilim, şehrim, bucağım
Sınıfımsa, evim, barkım, ocağım
Söz verdim öğretmenime
BÜYÜK ADAM OLACAĞIM.

Yeteri kadar çalışacağım, 
Rakibimle yan yana yarışacağım, 
Elbette aralarına karışacağım
Söz verdim öğretmenime
BÜYÜK ADAM OLACAĞIM

Yükselmeli insan dalında
Göstermeli becerisini cihanda
Çalışkanlık belli olur simada
Söz verdim öğretmenime

BÜYÜK ADAM OLACAĞIM
 
 
ÖĞRETMEN MARŞI
Alnımızda bilgilerden bir çelenk,
Nura doğru can atan Türk genciyiz.
Yer yüzünde yoktur, olmaz Türk’e denk;
Korku bilmez soyumuz.

Şanlı yurdum, her bucağın şanla dolsun;
Yurdum seni yüceltmeye antlar olsun.

Candan açtık cehle karşı bir savaş,
Ey bu yolda ant içen genç arkadaş!
Öğren, öğret hakkı halka, gürle coş;
Durma durma koş.

Şanlı yurdum, her bucağın şanla dolsun;
Yurdum seni yüceltmeye antlar olsun.

         İsmail Hikmet ERTAYLAN
 
KÖY ÖĞRETMENİ
 
Ben bir köy öğretmeniyim, 
Anlımda ışık, 
Gözlerimde nur…
Alıp götürmeyin beni şehirleri
Götürmeyin ne olur.

Bir köy öğretmeniyim,
Katıksız duygular içinde yaşarım.
Çıplak ayaklar basar yüreğime,
Onları tutar, okşarım.

Bir köy öğretmeniyim,
Çaresizlik ekmeğim, keder gözyaşım,
Umut ve sevgiyim çarpan kalplerde,
Dağlardan daha çok yücedir başım.

Ben bir köy öğretmeniyim,
Evlerde motif, dillerde destan
Gölgesi düşer ay-yıldızın üstümüze, 
Ve gönüllerde büyür vatan…

 
             Göktürk Mehmet UYTUN
ÖĞRETMENİM
Ben bir gülüm, sen bahçıvan;
Çok açarsam eser senin,                         
Mis kokarsam hüner senin
Ama bir de soldurursan
Günah senin, günah senin öğretmenim…
 
Ben elmasım, sarraf sensin
Pırlantaysam, emek senin
Parlıyorsam yaldız senin
Ama bir de parçalarsan
Kırık senin, kırık senin öğretmenim…
 
Ben boş defter, kalem sensin;
Doğru yazsan yarın senin,
Güzel yazsan ikbal senin
Ama bir de karalarsan
Vicdan senin, vicdan senin öğretmenim…
 
Ben öğrenci, sen öğretmen;
Başarırsam hüner senin,
Kazanırsam zafer senin
Ama birde kaybedersem
Yok diyecek başka sözüm;
Yorum senin, yorum senin öğretmenim…
 
 
 
Ben Öğretmenim
Doğuda,batıda benim izlerim,
Güneyde,kuzeyde benim özverim.
Dağlar yol versin,ister vermesin,
Dağı,taşı deler yine giderim.

Devletin çatısı benim eserim,
Ata’mın dediği yolda giderim.
Anamdan,babamdan hatta kendimden,
Bizleri kurtaran eli severim.

İster bozkır olsun,isterse çorak,
Orası bir vatan,kutsal bir durak.
Işığı yakmaktır, benim görevim,
Bizlere yakışmaz,geride durmak.
Ayfer TOMRUK

 


Biricik Öğretmenim 
Öpmek istiyorum hep o şefkatli elleri. 
Yerimde sayıyordum alıp geçtin ileri. 
Bana hep sen öğrettin o güzel bilgileri. 
Benim bilgi kaynağım, sevgili öğretmenim. 

Hep okulda geçirsem günleri, geceleri, 
Daha erken öğrensem harfleri, heceleri. 
Sende saklı bulunan o güzel bilgileri, 
Ben de almak isterim biricik öğretmenim. 

İstemez oldum artık vefasız geceleri. 
Hep sınıfımda olsam, okusam heceleri. 
Atamın önerdiği olmam istenen yeri, 
Bana sen hazırladın biricik öğretmenim. 
Hakkı ÇEBİ 

Canım öğretmenim!
Bilmezdim okuttun dönmez dilimi,
Yazar eyledin sen tutmaz elimi
Bize mi adadın öğretmenim kendini,
Canım öğretmenim ilimden bir gömleksin.

Koruyup gözetip sakındın gözünde,
İçime sevgi dolduran gülen yüzünde,
Yıkılmaz bir çınarsın sen özünle,
Canım öğretmenim içimde bir yüreksin.

Bizim başarımızdı bütün emelin,
Sen üzülme solmasın hiç cemalin,
Gideceğim, gösterdiği yoldan Mustafa kemal’in,
Canım öğretmenim sen önümde bir direksin.

Suçumu bağışlayıp hep af edersin,
Kötülüğe karşı iyiliği seçersin,
Bizim çilemizi hep sen çekersin,
Canım öğretmenim dilimde bir dileksin.

Büyüyüp kendi yolumu bulursam,
Kötülüğe haksızlığa karşı durursam,
Bende bir gün öğretmen olursam,
Canım öğretmenim önümde bir örneksin…
GÜL YILMAZ

Ben Bir Öğretmenim
Ben bir öğretmenim 
Okulların birinde 
Duymayı, düşünmeyi öğretirim. 
Derslerimde… 

Bir söz yağmurudur, ders dediğin de, 
İnsan göklerinden, rahmet yerine, 
Kitaplar dolusu yağar da yağar… 
Benim çocuklarım bu bahçelerde, 
Bu yağmur altında ıslanmadalar. 
Bir yağmur sonrası gelin seyredin, 
Her taraf tepeden tırnağa bahar… 

Bulutsuz masmavi dünyalarına, 
Sevginin, sevincin güneşi doğar. 
Böyle çocuklarla dolar her yanım, 
Çocuklar kardeşim, 
Çocuklar arkadaşım, 
Canım? 

Onlarda toplanmıştır 
Geçip giden zamanım, 
Bir parıltı görsem gözlerinde, 
Bilgiden, anlayıştan yana, 
Bir hal olur bana… 

Zannedersiniz ki, 
Dünyalar benim? 
Çocuklar, kitaplar, yazı tahtası 
Enine boyuna bütün zamanlar, 
Dört duvar arası bir dershanede, 
Her dinden her dilden gelmiş insanlar. 
Bizimle konuşur hayal ederler, 
Bağlanırız kalırız kendilerine. 
Hikaye anlatır, şiir söylerler, 
Mutluluk üstüne, ümit üstüne? 
M.Gündüz GÖKTÜRK


 
BEN ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM
Ben öğretmen olmak istiyorum.
Ben,şairimin mısralarında dil ,
Genç kızımın gergefinde nakış nakış gül,
Aşığımın sazında tel,
Öpülesi bir el olmak istiyorum.
Ben ,öğretmen olmak istiyorum.
 
Ben çaresizliğin filizlendiği yerde ümit,
Korkunun mayalandığı yerde yürek,
Güçsüzlüğün güçlendiği yerde bilek olmak istiyorum:
Ben öğretmen olmak istiyorum.
 
Şu öksüz yavruya sımsıcak kucak,
Şu yetim yavruya yanan bir ocak,
Çorak topraklara yağan yağmur,
Azgın sulara bend.
Mehmet’imin elinde çağlar açan kılıç
Doktorumun elinde derman saçan neşter,
Mimarımın elinde pergel ,cetvel,
Ben ana,ben baba,
Ben Fatih,ben ibni Sina,
Ben mimar Sinan olmak istiyorum.
Ben öğretmen olmak istiyorum.
 
Ben ressamımın elinde fırça,tualinde renk
Ben bestekarımın en içli şarkısında nağme,
Hattatımın ,nakkaşımın elinde kalem,
Ben Hoca Ali Rıza
Ben Itri,Leyla Hanım
Ben Karahisari olmak istiyorum:
Ben öğretmen olmak istiyorum..
Vatan evladına Türklüğü öğretmek için,
Ben öğretmen olmak istiyorum
İstiklal Marşı’mı gururla söyletmek için,
Ben öğretmen olmak istiyorum
Milletimi”muassır medeniyet seviyesine “ yükseltmek için,
 
Ben,
Zehirli mantarların,Devedikenlerinin,
Ayrık otlarının boy attığı verimsiz bir toprak değil…
 
Ben,
Kırlarında elvan elvan çiçeklerin açtığı,
Dağlarında hür kuşların uçtuğu,
Pınarından susayanın içtiği,
Yollarından yiğitlerin geçtiği,
Çiftçisinin başak başak kardeşliği biçtiği
Bir vatan olmak istiyorum…
Ben öğretmen olmak istiyorum..
 
Ben,Hakk’a yönelen alınlarda nur,
Vatan topraklarını çevreleyen sur,
Mehmetçiğin göğsünde”iman”.
Gençliğimin damarındaki “asil kan”
Ben zulme eğilmeyen baş
Ben Türklük için ağlayan gözlerde yaş,
Barışta güvercin ,savaşta kartal olmak istiyorum.
Ben öğretmen olmak istiyorum.
 
Ben öğretmen olmasam diyorum..
O zaman kim öğretir şu güzel Türkçe’mi
Henüz anne diyen dillere,
Kim öğretir insanlığı,duyguyu genç nesillere
Kim öğretir büyüğünü saymayı
Küçüğünü şefkat ile sevmeyi?
 
Ben öğretmen olmasam diyorum,
O zaman şu körpe fidan
Nasıl öğrenecek sert rüzgarlara göğüs germeyi,
Nasıl öğrenecek çiçek açıp meyve vermeyi?
Şu gelinlik kızım,
Şu bıyıkları yeni terleyen delikanlım,
Kimden öğrenecek insan gibi sevilmeyi ,sevmeyi
Vatan için,millet için,bayrak için,
Göz kırpmadan ölmeyi?
 
Ben öğretmen olmasam diyorum,
Kim dokuyacak kilimimi,halımı
Kim işletecek madenimi,fabrikamı,
Kim alıp satacak ürettiğim malımı?
 
Ben öğretmen olmasam
Kim yazıp okuyacak şiirimi,romanımı,
Kim yazıp okuyacak
Sıladan gurbete,gurbetten sılaya
Hasret taşıyan mektuplarımı?
 
Ben öğretmen olmalıyım diyorum,
Çünkü vatanımı severim,
Çünkü bilirim vatan için ölmesini
Alnımda şeref tacıdır
Tarihim,cumhuriyetim,Türklüğüm…
 
Ben öğretmen olmalıyım diyorum..
Çünkü heyecan veriyor bana,
Şu çeşme,şu kervansaray,şu camii,şu türbe;
Şu davul,şu zurna,
Şu halay,şu horon,şu bar,şu zeybek…
Bana heyecan veriyor.
Anamın yazmasındaki oya,söylediği ninni,ağıt,
Tad alıyorum ekmeğimden,aşımdan.
Gurur veriyor bana milli kültürüm…
 
Ben öğretmen olmalıyım diyorum;
Çünkü inanıyorum Allah’ıma
İnanıyorum “Beşikten mezara kadar oku!” diyen peygamberime
İnanıyorum
“Ne mutlu Türk’üm “diyen Atatürk’üme
 
Ben öğretmen olmalıyım diyorum;
Çünkü biliyorum affetmesini,
Biliyorum asil duygularla insanları sevmesini…
 
Ben öğretmen olmalıyım diyorum..
Çünkü inkar etmiyorum tarihimi,
Hor görmüyorum geçmişimi
Atalarım önümde en büyük rehber diyorum.
Çünkü ben özenmiyorum.
İnsana,insanlığa saygı duymayan hiçbir fikre,
Çünkü ben bel bağlamadım
Örfüme ,adetime,dinime ters düşen çirkinliklere…
 
Sen öğretmen olmalısın kardeşim;
Sen ,namussun ,vicdansın,adaletsin…
Sen müsbet ilimsin kardeşim
Sen irfansın,inançsın kardeşim geleceğimi aydınlatan.
Sen buram buram tüten vatan sevgisi,
Sen burcu burcu kokan Türklük duygususun,
Sen öğretmen olmalısın kardeşim
Sen öğretmen olmalısın
 
Biz öğretmen olmalıyız kardeşlerim;
Biz görmeyenlere göz

Duymayanlara kulak

Yürüyemeyenlere ayak olmalıyız….
 
Biz öğretmen olmalıyız kardeşlerim kızıyla, erkeğiyle
Layık olabilmek için
“öğretmenler,yeni nesil sizlerin eseri olacaktır!”diyen
Ulu önder  Atatürk’e…
 
Biz şairlerimizin mısralarında dil
Genç kızlarımızın gergefinde nakış nakış gül,
Aşıklarımızın sazlarında tel,
Öpülesi bir el olmalıyız.
Biz öğretmen olmalıyız…..
                          M.Nejat SEFERCİOĞLU
 
 
DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİNİ
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Bütün çiçekleri getirin buraya.
Öğrencilerimi getirin getirin buraya
Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer
Bütün köy çocuklarını getirin buraya,
Son bir ders vereceğim onlara,
Son şarkımı söyleyeceğim,
Getirin , getirin ,sonra öleceğim…
 
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum,
Kaderleri bana benzeyen
Yanlızlıkta açan,kimse bilmez onları
Geniş ovalarda kaybolur gider kokuları
Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri
Hepinizi hepinizi istiyorum,gelin görün beni,
Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni…
 
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Ben köy öğretmeniyim,bir bahçıvanım,
Ben bir bahçe suluyorum gönlümde
Kimse bilmez , kimse anlamaz dilimden
Ne güller fışkırır çilelerimden.
Kandır,hayattır,emektir benim güllerim
Korkmadım korkmuyorum ölümden
Siz çiçek getirin yalnız,çiçek getirin..
 
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum.
Baharda Polatlı kırlarında açan,
Güz geldi mi Kop dağına göçen.
Yörükler yaylasında,Toroslarda eğleşen
Muş ovasından,Ağrı eteğinden
Gücenmesin bütün yurt bahçelerinden
Çiçek getirin örtün beni.Eğin türkülerimin içine gömün beni
 
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
En güzelini saymadım çiçeklerin
Çocukları,öğrencilerimi istiyorum
Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini
Köy okullarında açan,gizli ve sessiz
O bakımsız ama kokusu eşsiz çiçekleri
 
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Ben mezarsız yaşamayı diliyorum
Ölmemek istiyorum,yaşamak istiyorum
Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın
Tarumar olmasın,perişan olmasın
Beni bilse bilse çiçekler bilir dostlarım
Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim
Çiçeklerde açar benim gizli arzularım.
 
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Okulun duvarı çöktü,altında kaldım
Ama ben dünya üstündeyim ,toprakta
Yaz,kış bir şey söyleyen sonsuz toprakta
Çile çektim,yalnız kaldım ama yaşadım.
Yurdumun çiçeklenmesi için daima yaşadım
Bilir bunu bahçeler,kayalar,köyler bilir
Şimdi sustum,örtün beni,yatırın buraya
Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya.

 

MEÇHUL ÖĞRETMEN
Selam olsun,
Karanlığın ve cehlin güneşlerine
Selam olsun,
Erdemin ve bilginin eşlerine
Onlar ki
Kişiliğe hürlük bağışlayan.
Onlar ki.
Karşılıksız alkışlayan.
Alınlarında bilgiden meşaleler,
Karanlığın gözbebeğine yürürler
Gönüllerde mükâfaat alanlar,
Azmin ve iradenin timsali onlar.
Çıktılar yola, yolları belli
Hedef güllük gülüstanlık değil;
Yollar, sarp kayalıklar,
Yollar dikenli
Gönüllerinde bilginin çağlayan seli,
Izdıraplarla sarhoş olur
Odur karşılıksız seven, 
Adı, değilmi ki
Meçhul Öğretmen.
Selam olsun,
Karanlığın ve cehlin güneşlerine
Selam olsun,
Erdemin ve bilginin eşlerine.

Onlar ki
Kişiliğe hürlük bağışlayan
Onlar ki
Karşılıksız alkışlayan.
İHSAN KURT
 
 
ÖĞRETMENİM
Karanlık dünyama,
Işıksın öğretmenim
Bilginin bekçisi,
Canımsın öğretmenim

Işıksın yolumda,

Kuvvetsin kolumda,
Açtın kollarını bana
Canımsın öğretmenim
 
Her sözün bir hazine
Bakışın ve sevginle
Açtın her birimize kucak
Canımsın öğretmenim
 
Kalpten izin silinmez
Senden başkası övülmez
Sevginin eşi bulunmaz
Canımsın öğretmenim.
 
             SENEM ŞENGÜN
 
 
 
765 kez indirildi

YORUM YAZIN


Masaüstü Görünüm